21 Haziran 2010 Pazartesi

Yanlış soru doğru sorulmaz.


Üzerime bu iyimserlik nereden bulaştı bilemiyorum. Pek pollanya bir tip de değilimdir halbuki. Efendim, önce üzerimdeki iyimserlikle ne kastettiğimi açıklamam gerekiyor sanırım. Her istifamda, daha iyi koşulları ve yöneticileri olan bir iş bulma fikriyle yola çıkıyorum. Kısaca iki ayda bir istifa etmemi şöyle açıklayabilirim; umudum tükenmiyor.

Belki de ilk terk ettiğim işimi tekrar bulma ümidindeyim. Böylece geçen yıllar hiç geçmemiş olacak ve Ajda Pekkan ruhum huzur bulacak. Ya da sevgili kayıp cinnet'in dediği gibi sürekli iş değiştirerek kapitalizmden kaçabileceğimi sanıyor da olabilirim.

İşsizlikten yakınan kimselere nanik yapmak istemem; her istifamda yeni bir iş bulmuş olmam bir anlama gelmiyor. Zira sonuç yine; işsizlik yavrum işsizlik ömür boyu.

Babaannem yaşasa buna dikiş tutturamamak derdi. Elbet, kendisi son derece müstesna bir terziydi. Hiç kendisine benzemediğimden benim teğeller durmadan atıyor.
Ama anneannem hiç öyle değildir. Saf ve temiz bir kadındır. Ona biraz bahtsızlığımdan bahsetsem kendi işimi kurmama sponsor olmasını sağlayabilirim.

Bence devekuşu çiftliği, daha iyi koşulları olmayan şirketlerden sürekli istifa etmemi durduracak iyi bir fikir. Ne dersiniz?

Follow by Email