12 Mart 2014 Çarşamba

ekmek kadar temiz su gibi aydin

bedri rahmi eyuboglu, nazim hikmet icin yazmis, zulfu livaneli ugur mumcu icin bestelemis.
ben, ekmek almaya giderken vurulup uyuyan, uyanamayan berkin'in acisiyla, onun gibi bir bir gidenleri anarak agit diye soyluyorum gunlerdir.

biri daha oldu cenazeden sonra. haksizligin karsisinda, kaosla beslenenleri beslemeden, nefretle degil, ekmek kadar temiz su gibi aydin kalmayi hatirlayarak durabilme gucumuz olsun diliyorum artik. bundan sonra, daha once hic olmayan olsun, son kayiplar ayrilmaya degil birlesmeye sebep olsun.

berkin'in cenazesi icin cem evi'nde okunan dua isigimiz olsun;

"Ya Allah, can kıblesine döndük... sana yakarıyoruz. Hakk'a yürüyen can senin aşığındır; Sen canansın, o can. Şimdi canı, bedenini terk etti; bedeni toprağa dönecek, canı ise sana...

Pir Ali, mürşit Muhammed ve Ehl-i beyt yüzü suyu hürmetine üçler, beşler, yediler, onikiler, ondörtler, onyediler ve kırklar bize yardımcı olsun, yol göstersin.

Hakk'a yürüyen canımızın arkasından yaptığımız bu helallik tören gönül defterine kayıt edilsin, silinmesin hatırlansın.

Erenler, canlar, dostlar, yarenler
Yüzümüz yerde, özümüz dâr'da
Elimiz bağlı, yüreğimiz dağlı
Gözümüz yaşlı, bağrımız ateşli
Yaşam bitimli, acılar bitimsiz

Yer anamız, gök atamız
Doğada doğduk, topraktan var olduk
Bir tende can bulduk, bir bilinçle özgür olduk
Kişi kötü demeyelim, işi kötü diyelim
Bağışlamak en büyük emek
Emeğiniz varsa bağışlayın
Toprak ana bir canı bağrına basıyor

Ateş külde söner, acı yürekte diner.
Acı paylaşıldıkça azalır,
Sevgi paylaşıldıkça çoğalır.
Acılar azalsın, sevgiler artsın.
Kinler bitsin, dostluklar pekişsin.
Yeni yaşamlarda yeni çiçekler yeşersin.
Allah kalanlara uzun esenlik dolu yaşam versin.
Erenlerin, evliyaların ruhu sinsin.

Hacı Bektaş Veli, Hatayi Sultan, Pir Sultan ruhunu pak etsin
Gerçeğin demine hû! Ya Ali.”





not.sevgili alp erkin cakmak'in hatirlatmasiyla "zulfu livaneli besteyi yaptiginda ugur mumcu dinlemis, gozleri dolmus ve ardindan ona ithaf edilmis."

 

7 Mart 2014 Cuma

kadın


"altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir."
                                                                          amerikan atasözü                      
                                     

kadın altınla imtihanını verdikten sonra başlıyor dansların en guzeline; ateşle ve erkekle dansına.
ikisi ateşlerini birbirlerinden alıyorsa, o dansın tadına doyum olmuyor sonra.
sonra her şey altın, her yer ateş.

atasözüne bir çeki düzen veresim vardı. kadının altınla imtihanı, içindeki altının değerini bilmesini anlatıyor benim için. kendine biçtiği değerle imtihanını.
sonrası ateş, sonrası dans.
altınınızı, ateşinizi bulun dilerim. çünkü imtihanların belki de en zevklisi ateşle verdiğimiz.

kadınlar günümüz, kadınlığımız kutlu olsun.



26 Şubat 2014 Çarşamba

Nimet Teyze

anneannemin arkasindan duasini okuyan kimdi biliyor musunuz?
dedemin ilk esi. Nimet Teyze.
dedem onu, anneannemi sevdi diye, uc cocugu ile yalniz birakip gitmis.
o, yillarca kendi basina calisip buyutmus cocuklarini.
o cocuklardan birinin koynunda cok uyudum ben, teyzemin. onun cocuklarindan biriyle de cok uyuduk koyun koyuna, kuzenimle.

sonra anneannem oldu, Nimet Teyze geldi, arkasindan dua okudu.

insanin affetme, sevme ve sefkat duyma ihtiyaclarini ogrenmek icin bakmasi, dinlemesi gereken ender bilgelerden biriydi Nimet Teyze benim icin. sonsuz saygi buyutmustum icimde ona.
dun gece sabaha karsi yummus gozlerini.
bana cok buyuk dersler birakti.
ben de kendi dilimce dua ediyorum sana, cok buyuktun, iyi ki yasadin, iyi ki gectin bu dunyadan, bana teyzemi, kuzenlerimi daha bir dolu cok degerli sey biraktin.
nur icinde yat Nimet Teyze'cim.

23 Şubat 2014 Pazar

sevgi :)

hani sevgi, binlerce kilometreden gelir dokunur ya, oyle bu aksam.

baska saatlerine uyuyup uyanirken gunlerin, kimimize iyi geceler, cogumuza gumaydin.


17 Şubat 2014 Pazartesi

sefkat nedir?

sefkatin ne oldugu dert icime bu ara.

turlu cesit sefkat buldum icerde.

ne hissettigini anlayabildigim insanlara mi sefkat duyuyorum? benzer duygulari yasadiklarima?
askta da sefkat var mi?
icimde aciyan yerleri kasiyanlara mi? eksik, yarim yanimi bana gosterip, kirik dokuk yerlerimi aynalayanlara mi?

sefkatin arkadaslik, nezaket, saygi, sevgi, paylasimla ilgisi ne peki?
annem babamdan gordugum sefkat eksikse onu baskasina gostererek mi tamamlamaya ugrasiyorum kendi sefkat ihtiyacimi?

sefkat, herkese verebilecegin bir sevgi cesidi mi? karsiliksiz vermek ve bununla mutlu olmak.
ihtiyaci olana ya da olmayana. sevgi dolu olana, sevgisize.
hak edeni etmeyeni var mi? kendinde olmayani veremez insan nihayetinde, kime verdigin farkeder mi?
kiskanc birine gosterecek sefkatim var mi mesela? anlayissiza, parmagini sallayip durmadan yargilayana? iktidar hirsindan gozu donmuse? hak yiyene?
bunlarin hepsini benim de yaptigim/yapabilecegim ihtimaliyle yuzlesme cesaretim var mi?

ya bana sefkatle yaklasanlar? sevgiyle bakan bir goz, ilgiyle dinleyen bir arkadas, ozel bir gunde ozel bir hediye gonderen sevgili, dar zamanda nezaketle kosan dost neden yapiyor bunlari?

sefkat "bir" duygu mu? yoksa icinde sevmeyi, nefret etmeyi, keyif almayi, aci cekmeyi, korkmayi ve cesaret etmeyi de barindiran koca bir dalga mi?

yaptigim bazi hatalar yuzunden bana kizarken kizginligini unutup yardim etme istegi baskin cikan arkadasim kizginligi, sevgiyi ve o zor durumda benimle birlikte elini altina koydugu tasin agirligindan korkuyu, kendimi soktugum o zor durumdan cikmayi basarirsam benimle mutlu olma umudunu, bana yardim etmek icin vazgecmek zorunda kaldigi baska planlari nedeniyle duydugu ofkeyi birlikte yasiyorsa sefkat bu duygularin hepsini kapsayan sey mi?

kendinde sefkat duyma gucunu bulan kendine sifa verebilen mi? yoksa en cok kendine aciyan mi?
sefkat duymanin orta yolu, dengesi var mi?

merhametle sefkat ayni sey mi?

kac cesit sefkat var? annenin cocuguna duydugu haz veren sefkatle sokaktaki evsize duydugun ic acitan sefkatin farki ne? afrikali cocuklara duydugun sey sefkat mi? ya acimanin ne kadari sefkat, sefkatin ne kadari acima?

baglilik ve sokulma hissettiren sefkatle anlik bir yardimda bulunma sefkatini tetikleyen noktalarin farki ne?

hosgormek sefkat mi? affetmek?

sefkatli olmak, kendini kabul etmenin en ust noktasini gosterirmis. kendini gerceklestirebilmenin.
kendini sevmeyen baskasini da sevemez ya o hesap ne mutlu once kendine sefkat gosterene.

niye yazdim bunlari? keyfimden. icimde hala kendine bakip bulduklarini, bulamadiklarini kendi kendine sindirmek disinda anlatmak, sormak derdi olan kiz yuzunden. onu gorup, yadsimadigimi kendime gostermek icin. kendime sefkatimden. ihtiyacim varmis. bir de guzel muzik, paylasalim diye.













30 Ocak 2014 Perşembe

aydinlik neyin oluyor senin


eyup'te iki katli ahsap bi evde donup donup attila ilhan okudugum bir yaz vardi, oniki yasimda falandim. bi gece yine attila ilhan okurken, acik camdan odama yonunu sasirmis bi yarasa yavrusu girdi. nereye uctugunu bilmeden pencerenin karsisindaki dolaba carpip yere, ayakucuma dustu. ben onun ne oldugunu anlayamadim bi an ciglik cigliga bagirdim, o da neye ugradigini sasirip cigliklar atti bi sure. babam gelip onu bi carsafa sarip camdan disari birakti. disari cikinca dindi cigliklari. o karanlik gece onun huzuru oldu. ben bazen aydinligi o yarasa yavrusu gibi baskalarinin karanlik gordugunde buldum. bugun bi vesileyle attila ilhan'i andim sonra o yarasa yavrusu geldi aklima, sonra aydinligim.


aydinlik neyin oluyor senin?

aydinlik neyin oluyor senin
gokyuzu akraban filan mi
beni bulur bulmaz gozlerin
simsek cakiyorum yalan mi
yuzunde yalazini gezdirdigin
saclarindan tutusmus orman mi
akla ziyan birsey elektrigin

ayisigi mavisi dudaklarindan mi
o isik zenginligi mi giyindigin
uzay tozlari mi yildizlardan mi
elime dokundugu an elin
gunesler aciyorum sahi ondan mi
aydinlik neyin oluyor senin

                                                                                                 attila ilhan


24 Ocak 2014 Cuma

koku

parfumu buldu misirli, bekledi
cam bulundu,
siselediler parfumu.

kestim bir limonu ortadan, batirdim karanfilleri, bekledim.
geldi o yaz gecesi, basucuma oturdu.